NO TİYATROSU VE OYUN ELEŞTİRİSİ

0
23

NO TİYATROSU

No Tiyatrosu, Japonlara ait bir tiyatro kültürüdür. Bu tür, Japon geleneksel dansı olan Sarugaku’nun zamanla evrimleşmiş halidir. Sarugaku, maymun müziği olarak da bilinir. Sarugaku, tarımı anlatan ve akrobatik hareketlerle birleşen bir dans türüdür. Bu tür zaman içinde maske takılan müzikaller haline gelmiş, müzikalden de tiyatroya geçiş süreci oldukça hızlı olmuştur. Bu geçiş süreci iki yüz yıllık bir süreci; 12. ve 14. yüzyıllar arasındaki süreyi kapsamaktadır. Bu gösteriyi sergileyen oyuncular işinde profesyonelleşmiş olup, oyunlarını genel olarak savaşçılara sergiliyorlardı. Ancak halkın da izleyebileceği alanlar bulup onları da ihmal etmezlerdi. Bu düzen yaklaşık beş yüzyıl boyunca devam etti. Bu beş yüzyılın sonunda, 1868’de Meiji Restorasyonu gerçekleşti.

 

NO TİYATRO TÜRLERİ

Kami: Japonların yerli dini olan Şintoizm’e ait hikayelerin anlatıldığı türdür.

Şura Mono: Savaşçıları anlatan destansı türdür.

Katsura Mono: Kahramanı bir kadın olan oyunlardır.

Gendai Mono / Gyoco Mono: Gendai Mono, günümüze yakın oyunların oynandığı türdür. Gyoco Mono’da ise eşini veya çocuğunu kaybeden ve deliren bir kadın işlenir.

Kiçiku: Efsane yaratıkların, şeytanların veya canavarların işlendiği türdür.

 

No Tiyatrosu dans temelli bir tür olduğu için diyalogdan çok dans-koreografi ağırlıklıdır.

Klasik bir No oyununda yukarıdaki 5 türden 3’ü kullanılır. Son oyun her zaman Kiçiku türüyle yapılır, ilk 2 tür kalan 4 türden seçilir.

 

MEIJI RESTORASYONU VE NO TİYATROSU’NUN BİTİŞİ

Meiji Restorasyonu’nu Osmanlı’daki Islahat Fermanı’na benzetebiliriz.

Bu restorasyonla beraber Avrupa örnek alınmıştır.

Çağdaş bir ordu, geliştirilen iletişim ve ulaşım ağları, Avrupa’dan teknisyen getirilmesi ve Avrupa’ya öğrenci gönderilmesi, giyim- kuşam ve takvim değişimleri, yerli silah sanayinin kurulması bu dönemde yapılmıştır.

Ancak en önemlisi ve No Tiyatrosu’nu etkileyen olaysa feodal devletlerin yerini merkezi batılı bir devlete bırakmasıydı.

Feodal düzenin çökmesi, No Tiyatrosu’na olan ilgiyi bitirdi. Batıyı örnek alan yeni modern Japon Devleti, geleneksel No Tiyatrosu’na ilgi göstermedi.

 

  1. DÜNYA SAVAŞI SONRASI NO TİYATROSU

Bilginin öneminin gün geçtikçe artmaya başladığı dönemlerde, okuyan bilgili Japon gençleri silinmekte olan No Tiyatrosu’nun farkına vardılar ve bu türü canlandırmaya yönelik araştırmalar ve çalışmalar yaptılar. 20. yüzyılda bu oyunlar yeniden sahnelenmeye ve yeni eserler üretilmeye başlandı. Toki Zenmaro ve Kita Minoru, yeni No oyunları yazmaya başladılar ancak herhangi yenilikçilikte bulunmadılar. Mişima Yukio ise geleneksel kurallara bağlı kalsa da oyun temalarında yeni fikirlere sahipti ancak bu yenilikler halk tarafından pek ilgi görmedi.

Günümüze yaklaşık olarak 2000 adet No metni gelebilmiştir. No Tiyatrosu’nun en başarılı yazarları Zeami Motokiyo ve babası Kan’ami’dir. Kan’ami’nin Matsukaze ve Zeami’nin Takasago oyunları bu türün en başarılı örnekleridir.

 

OYUN ELEŞTİRİSİ: BORNOVA BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROSU – KÜHEYLAN (PETER SHAFFER)

Öncelikle yıllardır evrensel nitelikte, kaliteli işler çıkardığı için bir tiyatro izleyicisi olarak BBŞT’ye teşekkür ederim. Yine textinin anlamanın ayrı, dramaturjisinin ayrı zor olduğu bir oyun seçiminde bulunmuşlar. Geçen yıldan beri oynadıkları bu oyunu ancak izleme fırsatı bulabildim.

Oyuncuların, yönetmenin, teknikçisinin, dramaturgunun kısaca oyunda görev almış herkesin profesyonel olması; BBŞT’nin izlediğim her oyununda beklentilerimi karşılamış olması bu oyuna dair beklentilerimi artırmıştı. Çok ağır bir metne sahip, dramaturjisi ağır olan bu oyunun altından ancak bu kadar profesyonel bir ekip kalkabilirdi.

Şimdiye kadar yazdıklarımdan anlayacağınız üzere oyunu gayet beğendim. Ancak eksik kalan taraflarını da söylememek olmaz. İlk olarak oyunun fonundan başlamak istiyorum. BBŞT’nin son yıllardaki her oyununu izlemiş biri olarak her oyunda aynı fonu kullandıklarını görüyorum. Sahne merkeze döner bir platform yerleştirip mekan değişimini bu platformla sağlamak oldukça güzel bir fikir olsa da ben artık aynı fonu görmekten sıkıldım. İzleyiciler olarak sadece oyunculuklara, dramaturjiye değil kullanılan teknik rejilere de bakıyoruz. Aynı zamanda platformun üzerine doğru çıkan bir merdivenin vardı ve platformun üzerinde bulunan at ve çevresinde de oyun oynandı. Ancak bu platform tasarlanırken üstünde oyun oynanacağı hesaba katılmamış olacak ki; orada oynanan sahneler yeterince aydınlatılamadı, sahne merkez ışığı da yetersiz kaldı.

Bir diğer eleştirim de oyunun metrajıyla alakalı. Evet metin uzun ancak reji müdahalesiyle süre kısaltılabilirdi. İki saatten fazla süren bir oyunda aksiyonu üst seviyede tutmak da oldukça zor hale geliyor. Oyunun aksiyonunun çok düşmediğini söyleyebilirim ama yarım saatlik kısım kırpılsaydı daha iyi olurdu. İlk perde ve ikinci perdenin süre dengesizliği de seyirciyi yordu. Yaklaşık 90 dakikada süren ilk perdenin ardından 45 dakikalık bir ikinci perde oynandı, denge sağlanabilseydi seyirci oyunun içinde daha çok kalabilirdi.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here