ROMA

0
16

Sevgili İmuhar okuyucuları hepiniz İmuhar’ın yeni sayısına hoş geldiniz. Bu ay vizyona yeni girmiş, senaristliğini ve yönetmenliği Alfonso Cuaron’un yaptığı ‘’Roma’’ filmini inceleyeceğiz.

Roma son dönemde çok sıklıkla karşımıza çıkan film anlayışına sahip filmlerden değil. Özellikle günümüz sinema dünyasında duygulardan ziyade, aksiyon sahnelerinin fazla olduğu, süper kahramanların yada güldürü ögelerinin daha çok kullanıldığı sinema ekseninde Roma daha çok duyguların ve saflığın uzun ve etkileyici sahnelerle çekilmesiyle ve harmanlanmasıyla bir başyapıta sahip olduğunu dersek haksızlık ediyor olmayız diye düşünüyorum.

Filmde dikkatimi çeken birkaç detay özellikle ‘’Roma’yı’’ bu denli sevmemde etkili oldu.1970 yılının bu denli özenle çekilmesi, sanat yönetmenliği şahaneydi. Alfonso Cuaron’un geçmiş filmlerinde olduğu gibi sinematoğrafisi mükemmeldi ve filmi siyah beyaz çekmesi çok hoşuma gitti. Özellikle günümüz sinema dünyasında siyah beyaz filmin çok az hatta hiç çekilmediği bir dönemde sinemanın teknik detaylarına takılan izleyicilerin de  çok beğeneceğini düşünüyorum.

Asıl filmi bu denli etkiyici kılan özellik ise; filmin ruhunun olduğunu rahatlıkla diyebilirim. Roma öyle alalade bir film değil.  Ruhun adeta nakşedildiği ve mükemmel oyunculuklar ve çekim kalitesiyle harmanlandığı bir film.

Bazen kendimizi ifade edemediğimiz anlar olur ve bir şeyler bizim yerimize bunları keşke anlatabilse deriz. İşte Roma böyle bir film. Sade, basit ve bir o kadarda güçlü ve karakteristik bir film.

Hepiniz İmuhar’ın bir sonraki sayısında bir daha görüşünceye denk  kendinize iyi bakınız ve sinemayla kalınız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here