HAKİKATLİ MIRILDANMALAR

0
8

Hakikatli Mırıldanmalar
Dünya doğduğun yerden ziyade öldüğün yer aslında. Dönüyorken ardı sıra kimseye alınmadan ve aldırmadan, seni senden alıp bir adım öteye götürdüğünü düşündüğün lakin kaldığın yerde kalakaldığın yer. Bir yanılgı attığın adımlar. En iyi ben yanılırım hakkımı verin bana. Verin adalet dağıtan terazimi elime. Eller ki güzeldir. Ben ellerimi sevmem. Bu bir hakikatli iç dökmedir ey sevgili. Biraz beni anlasan ben yine benim. Anlamazsan üzülmem, kahrolurum. Kahrolmak da eller kadar güzeldir.
Tanrıya yakarışımdır bir şair dizeleriyle, “insan hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır”  Ah kim bilir bu gafil ben nelere sağır? Göz görmeseydi, kulak işitmeseydi sorumlu olmayacaktı. Şimdi sorumluyum ey sevgili Tanrım olanları unutamıyorum. Unutamıyorum fakat hiçbir şey yapamıyorum. İnsan olmanın o dayanılmaz ikilemini yaşıyorum.
Aynalardan uzaktayım. Güzellerle arası iyidir aynaların. Onlara ne kadar güzel olduklarını usanmadan söyler. Güzeller, usanmadan her daim güzelliklerini duymak ister. İşit sevgili okur, güzelle çirkinin kavgası bu. Güzele dair olanı arayışım. Ararken yolumdan sapıp kayboluşum. Güzel kaybolurum. Kaybolduğumu kimse anlamaz. Anlamamaları için çok çaba sarf ettim. Ev halkı uyanmasın güzellik uykusundan. Ayak uçlarıma basarak yürüdüm, araladım kapıyı.  Kapılar ki bana heyecan verir. Kapılardan geçmenin tılsımlı gücüne inanırım. İnanmak zor değil bana, inandığım şeyin olmaması zor. Olmaması hayal kırıklığı. Olacağına kendimi inandırmak ve bir olmayanın peşinde olmak kendime hazırladığım en özel paketli hediye.
Kendim yine kendime fazla geldim. Boyumdan büyük laflara giriştim. Uzattığım ellerin boşlukta sallanışını seyrettim bir su aksinde. Ellerimi tutacak el olmayışına bir miktar ah ettim. Bir miktar tövbe ettim. Ahım tövbemle yarıştı. At koştu çatladı. Gök gürledi içini döktü. Sel geldi evi götürdü. Dağ aldı başını dağa kavuşmaya gitti. İnsan dağın işini bakakaldı. Bir sessizlik oldu bir yerlerde kız bebeği doğdu. Bir köye su geldi bir yola asfalt. Bir yerde bir kurt bir koyunu yakaladı. Bir çiçek kimsenin duyamayacağı sessizlikte ilk tomurcuğuna durdu. Bir bebek aldığı ilk nefesle bu dünyanın nasıl bir yer olduğunu anladı ve bastı feryadı. Dünya kendi etrafında dönmeye devam etti bu saydığım hiçbirine aldırmadan. Aldırmamak bazen güzel şey, kıskanıldı. Yerimde sayarken, ben dışında her şeyin aynı anda ama farklı biçimler ve duygularla hareket ediyor olması kalp atışımı hızlandırdı.
Duyguları yaşayabilmek ne güzel şey. Ne güzel şey kalbinde sürur varken gülümseyebilmek, hüzne kapıldığında surat asabilmek. Tanrım, bilirsin dilim şükretmekten aciz. Şimdi bir şükür niyetinde kalemim. Şükür niyetine…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here