İMUHAR

Bu, yalnızca bir denk geliştir sevgilim. Şimdi burada ispat edilecek tek şey kırık beyaz elbisesiyle hüzünle yıkanmış bir kaderdir. Hüznün ve tebessümün, acı ve asıl olanla yüzleşmesidir şu anda gözünün önünde duran. Ve akabinde sana bir ütopyadan bahsedeceğim buğulu...

Sendeki Işık

Bir mumu yanarken izledin mi hiç? O bir damla ateşin karanlığa nasıl şiir yazdığını gördün mü? Elektriksiz günlerden kalma anılarımda böyle sahneler çoktur. Bilirim o zayıf ışığın içindeki masalı. Dikkatle incelersen mutlaka sen de görebilirsin ondaki tılsımı. Bir bakarsın...
Bugün kıpkırmızı hissediyorum içimdeki kırgınlığı. Koyu bir kırmızı. Bir kuşun kırılmış kanadından alınmış bir kırmızı. Ve uçabiliyorum o kırmızıyla senin göğüne. Böyle uçarken mavinin en yumuşak tonu gibi hissediyorum ellerimi. Kalbim kafesine çarpıp açılıp saçılması için zorluyor onu. Tutuyorum...

SEN BİLME YANARSIN

Konuşmuşum. Ağzımda bir şeyler gevelemişim. Sonra tutulmuş kalmışım o anda. Ben çok konuşmuşum hakikaten. Bu yaptığım boşunalık yüzünden artık yorgunum. Kağıtla çok konuşmuşum. Ağaçla ve yaprakla çok konuşmuşum. Kediyle çok konuşmuşum. Kaldırımla ve duvarlarla da aynı şekilde. Çiçeklerle de...
Dolmuştaki Düşler Kız meslek lisesinin resim atölyesi üçüncü kattaydı. Yarı açık ceza evini andıran yatılı okulun yüksek duvarlarla çevrili bahçesine bakıyordu. Atölyede on beş şövale, onlara bitişik ikişer tabure her zaman düzen içinde dururdu. Duvarları da farklı yıllarda yapılmış...
Karnabahar Püresi Karnabahar kızartması yapacaktı. Biliyordu nasıl yapılacağını, gün boyu on kişiye sormuştu. Karnabaharı küçük parçalara ayırdı. Su dolu tencereye koyup ocağa sürdü. Etrafında pervane gibi vınlayan çocuklarına döndü: “Gidin de içeride oynayın, yemek yapıyorum.” Bir koşu gitti çocuklar. Sakinledi mutfak. Bu...

Gün Akarken

Gün Akarken Gün akarken gökyüzünün damarlarında Hep belli bir vakitte İdrak dışı kalıyorum. Ruhumun kaburgasının orta yerinde Karmakarışık renkler boyanıyor Konuşmayı unutmuş kalbim.   Bir arzunun sesi duyulmuyor Ellerini düşünmek istediğimde. Korkarım kalbim sonunda azad oldu.   Bu zehirli hürriyetidir aşkının. Gökte uçarken de vurulur kuş. Kanatları çivilenir göğe. Kaybolmayan, kahreden bir sözle. Ve ben...

DİLE KOLAY

DİLE KOLAY Soma’nın kenar mahalleleri yaklaştıkça evler seyrekleşiyor. Gözlerimi kömür tepeleri karşılıyor. Onların ardında dalga dalga dağlar... Sanki bu dağların üstünü biraz açsanız kömür çıkıverecek karşınıza. Tıpkı Sarıkaya’da olduğu gibi… Sonra da yer değiştirip kaymağı alınmış yoğurt gibi kalacak dağlar....

İKİNİZİN ARASINDA

Kaç kere yitirdim aynı şeyleri. Demek ki söylendiğim gibi kaybettiğim falan yokmuş. Bu dil iğreti, bu söylem biraz umursamaz ve bu anlayış çevresinden çok aşağılama görmüş…gibi derin anlamlı bir fotoğrafını çek yüzümün. Yüzüm konuşsun. Güzel değilimdir ve bunu bir...

YOL

Başın yerde ağır adımlarla yürürsün, yanından geçenlerin kim olduğunun bir ehemmiyeti olmadan. Başın yerdedir çünkü gökle küskünsündür. Bu göğün altında aidiyet duygusu hissetmediğin bir zamandır. İnsanlarla değil derdin içinde, yağmayı bir türlü bilmeyen kara bulutlarladır. Kara bulutlar yağmur habercisidir....
6,633TakipçilerTakip Et

Yeni Çıkanlar