Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş / Jose Saramago Adından da belli olduğu üzere buhranlı zamanımda kendime hediye ettiğim bir kaosun kitabı. Kitabı bitirmem bir yılımı aldı zira kitabı bir türlü akıtamadım. (Saramago'nun bol virgüllü tarzından olsa gerek.) Hadi azcık kitabın içeriğine...

SEN DE GEL BABA

Neredeyse bütün gün camın önünde babamı bekledim. “Arkadaşlarımı görüp geleceğim.” demişti. “Sonra da yola çıkarız. Sıcakta gitmenin âlemi yok. Serin serin gideriz.” Annem de: “Sen bilirsin güzelim, arabayı kullanacak olan sensin.” diye yanıtlamıştı onu. Ben sadece: “Çabuk gel baba!”...

YOL

Başın yerde ağır adımlarla yürürsün, yanından geçenlerin kim olduğunun bir ehemmiyeti olmadan. Başın yerdedir çünkü gökle küskünsündür. Bu göğün altında aidiyet duygusu hissetmediğin bir zamandır. İnsanlarla değil derdin içinde, yağmayı bir türlü bilmeyen kara bulutlarladır. Kara bulutlar yağmur habercisidir....

ZAMANIN ANLAMI

Zaman büyük bir kavram.Tanımlanamayacak ya da herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulamayacak kadar hem de.Fakat içinde bulunulan anlara göre biçimleniyor bir bakıma.Eğer bir yere yetişmemiz gerekiyorsa zaman az geliyor,eğer bir şeyleri bekliyorsak ve beklemekten başka bir çaremizde yoksa uzun.Hep bir...

İKİNİZİN ARASINDA

Kaç kere yitirdim aynı şeyleri. Demek ki söylendiğim gibi kaybettiğim falan yokmuş. Bu dil iğreti, bu söylem biraz umursamaz ve bu anlayış çevresinden çok aşağılama görmüş…gibi derin anlamlı bir fotoğrafını çek yüzümün. Yüzüm konuşsun. Güzel değilimdir ve bunu bir...

DİLE KOLAY

DİLE KOLAY Soma’nın kenar mahalleleri yaklaştıkça evler seyrekleşiyor. Gözlerimi kömür tepeleri karşılıyor. Onların ardında dalga dalga dağlar... Sanki bu dağların üstünü biraz açsanız kömür çıkıverecek karşınıza. Tıpkı Sarıkaya’da olduğu gibi… Sonra da yer değiştirip kaymağı alınmış yoğurt gibi kalacak dağlar....

SEN BİLME YANARSIN

Konuşmuşum. Ağzımda bir şeyler gevelemişim. Sonra tutulmuş kalmışım o anda. Ben çok konuşmuşum hakikaten. Bu yaptığım boşunalık yüzünden artık yorgunum. Kağıtla çok konuşmuşum. Ağaçla ve yaprakla çok konuşmuşum. Kediyle çok konuşmuşum. Kaldırımla ve duvarlarla da aynı şekilde. Çiçeklerle de...

Gün Akarken

Gün Akarken Gün akarken gökyüzünün damarlarında Hep belli bir vakitte İdrak dışı kalıyorum. Ruhumun kaburgasının orta yerinde Karmakarışık renkler boyanıyor Konuşmayı unutmuş kalbim.   Bir arzunun sesi duyulmuyor Ellerini düşünmek istediğimde. Korkarım kalbim sonunda azad oldu.   Bu zehirli hürriyetidir aşkının. Gökte uçarken de vurulur kuş. Kanatları çivilenir göğe. Kaybolmayan, kahreden bir sözle. Ve ben...
Karnabahar Püresi Karnabahar kızartması yapacaktı. Biliyordu nasıl yapılacağını, gün boyu on kişiye sormuştu. Karnabaharı küçük parçalara ayırdı. Su dolu tencereye koyup ocağa sürdü. Etrafında pervane gibi vınlayan çocuklarına döndü: “Gidin de içeride oynayın, yemek yapıyorum.” Bir koşu gitti çocuklar. Sakinledi mutfak. Bu...
Dolmuştaki Düşler Kız meslek lisesinin resim atölyesi üçüncü kattaydı. Yarı açık ceza evini andıran yatılı okulun yüksek duvarlarla çevrili bahçesine bakıyordu. Atölyede on beş şövale, onlara bitişik ikişer tabure her zaman düzen içinde dururdu. Duvarları da farklı yıllarda yapılmış...
6,633TakipçilerTakip Et

Yeni Çıkanlar